Boşanma davalarında hakaret 17 09 2018

Boşanma Davalarında Hakaret

Medeni kanunumuz uyarınca boşanma sebeplerine dair genel ve özel sebepleri daha önceki makalelerimizde belirtmiş idik. İlgili makaleye ulaşmak boşanma sebeplerini öğrenmek için sola tıklayabilirsiniz. Onur kırıcı davranış sebebiyle Türk Medeni kanunu 162. maddesi uyarınca hakaret suçunun işlenmesi bu kapsamda boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

Onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma;

Boşanma sebepleri arasında yer alan pek kötü davranışlara ve muamelelere değinirsek; bir eşin diğer eşe karşı zulüm ve işkence yapması, namus ve şerefini ihlal etmesi, aşırı cinsel münasebette bulunması, ağır eziyet etmesi, aç bırakması, acımasızca dövmesi, mahzene kapatması, soğuk taş üzerinde çıplak bırakması, hapsetmesi, anormal yollarla cinsel ilişkide bulunması olarak nitelendirilebilir. Bu muamelelerin hakaret sayılabilmesi için ise; hakaretin eş tarafından diğer eşin direk şahsına yapılmış olması, namus ve şerefi ihlal edici seviyede olması, ağır surette ve diğer eşi etkileyecek düzeyde olması, geçici bir kıskançlık sebebiyle değil kötü niyetli ve süre gelen hislerden doğuyor olması, gerçekleşen hakaretlerin evlilik birliğini devam ettirmeye elveriş kalmayacak hale getirmesi gerekmektedir Bu haliyle pek kötü davranış olarak tanımladığımız davranışlar hem özel hem de mutlak boşanma sebebidir.

Pek kötü davranışın bir kez meydana gelmesi boşanma kararı verilebilmesi için yeterlidir. Hakim hakaretin ne şekilde gerçekleştiğini tespit eder ve vicdani kanaatine dosya kapsamındaki delillere göre, tarafların sosyal niteliklerini, kültür düzeylerini, eğitim durumlarını, gelenek ve görenekleri, yöresel yaşam ve davranış biçimlerini, karakterlerini dikkate alarak karar vermekle yükümlüdür.

Türk Ceza kanunun 232/1 maddesi uyarınca ” aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimsenin iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması gerektiği düzenlenmiştir. Pek kötü davranışta bulunan eşe karşı şikayet yoluna başvurulabilir ve ceza soruşturması başlatılabilir. Ancak yalnızca bir kez gerçekleşen hafif yaralama veya tokatlama zulum ve işkence sayılmamaktadır. Zulüm ve işkence suçunun tanımı farklıdır. Buna karşın eşlerden birinin diğer eşi ağız bir şekilde yalnızca bir defa dövmesi dahi boşanma kararı verilebilmesi için yeterlidir.

 

Evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma ve hakaret suçu;

Evlilik birliği; duygusal şiddet, ekonomik şiddet, fiziksel şiddet, cinsel şiddet, sosyal şiddet, görsel şiddet sebebiyle temelinden sarsılabilir. Bu şiddet türlerini uygulayan eş kusurlu sayılacaktır. Ruhsal bakımdan acı ve keder oluşturan her türlü söz ve davranış ve bu saydığımız şiddet türleri boşanma sebebidir. Boşanma sebeplerinin tek tek sayılabilmesi mümkün olsa da hukuk daima yaşayan ve gelişen bir bilim dalı olduğu için bu hususta detaylı bilgi için konusunda uzman bir boşanma ve ceza avukatına danışılması gerekmektedir.

YARGITAYIN BOŞANMA DAVASINDA HAKARETE İLİŞKİN ÖRNEK KARARLARI;

Yargıtay 2. hukuk dairesi 08/02/2002 tarihli 600/1590 E-K

“yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının eşine ” şerefsiz dümbük, kavat, erkek değilsin” dediği , davacının da bağımsız ev temin etmediği , kayınpeder ile kayınvalidenin dövmelerine zemin hazırladığı….”

Yargıtay 2. hukuk dairesi 12/07/2002 tarihli 9313/9392 E-K

” Toplanan delillerden ve özellikle kesinleşen ceza mahkemesinin ilamından kocanın eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu davranış sonucu evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Kadının davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekir”

Yargıtay 2. hukuk dairesi 29/11/2004 tarihli, 12828/14145 E-K

“Yapılan soruşturma toplanan delillerle davalının davacıya “aptal” dediği, anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir”

Yargıtay 2. hukuk dairesi 17/12/2008 tarihli, 17763/17189 E-K

“Yapılan soruşturma , toplanan delillerle davalının uzun süre eşinin ailesiyle görüştürmediği ve eşine “senin anan ….pu” diyerek hakaret ettiği , boşanacağını söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir”

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir