nafaka ödememe suçu 17 09 2018

Nafaka ödememe suçu

Mahkeme tarafından verilen nafakanın ödenmesi kararı üzerine nafaka kararını yerine getirmeyen yani nafaka ödememe suçunu işleyen kişi İcra İflas kanunu 344/1 uyarınca;Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Nafakanın ödenmemesi halinde işlenen suçun unsurları nelerdir ?

Suçun faili nafaka borçlusu olarak mahkeme tarafından belirlenmiş olan kişidir. Suçun mağduru ise nafakaya ilişkin icra takibinin alacaklısıdır. Suçun hareket unsuru; nafaka borcunun zamanında ödenmemesidir. Bu suç kasten işlenebilen bir suç olmakla birlikte teşebbüse elverişli bir suç değildir.

Nafaka ödememe suçunun oluşabilmesi için gerekli şartlar nelerdir ?

  • Nafakanın ödenmesine dair mahkeme kararı olmalı ve nafaka ödeme zorunluluğunun hukuken devam etmekte olması şarttır. Misalen mahkeme tarafından verilmiş tedbir nafakası kararının, mahkeme kararı kesinleştikten sonrası ödenmemesi nedeniyle tedbir nafakası yönünden borçluya ceza verilememektedir.
  • Nafaka ödememe suçunun gerçekleşmesi için, hukuka uygun şekilde icra takibine başlanmış olması, ödeme veyahut icra emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması gerekmektedir. Borçlunun avukatına yapılmış tebligat ceza verilmesi için tek başına yeterli değildir. (Yargıtay 16. hukuk dairesi 13/12/2011 tarihli 2011/6583 esas 2011/8833 karar numaralı ilamına bkz.)
  • Nafaka borçlusunun mahkeme kararında yazılan koşullara uymamış olması, aylık nafaka ödenmesi kararı bulunması halinde borçluya tebliğ edilen icra emrinin tebliği tarihi ile nafaka yükümlülüklerine uymama nedeniyle yapılan şikayet başvurusunun tarihi arasında en az 1 aylık ödenmemiş nafaka borcunun bulunması zorunludur. Alacaklı geriye dönük olarak ödenmemiş 3 aylık nafaka borcuna dair şikayette bulunabilir. Şikayet tarihinden geriye dönük son 3 aylık nafaka borcu ödenmiş ise suç oluşmaz.

Bunun dışında şikayet tarihinden itibaren gelecek aylarda ödenmeyen nafaka borçları nedeniyle suç oluşabilmesi için güncel aylık nafaka miktarı üzerinden yeni şikayette bulunulmalıdır. Yargıtay’ ın içtihatları uyarınca BİRİKMİŞ NAFAKA ALACAĞI ADİ ALACAK OLARAK KABUL EDİLDİĞİNDEN, BİRİKMİŞ NAFAKANIN ÖDENMEMESİ SUÇ OLUŞTURMAMAKTADIR. Ancak yukarıda belirtmiş olduğumuz üzere bu miktarın sınırı ÜÇ aylık nafaka alacağıdır. Ancak nafaka borçlusu aleyhine başlatılan nafaka alacağının ödenmesi için başlatılan icra takibi dosyasında borçluya tebliğ edilen ödeme veyahut icra emri içeriğinde birikmiş nafaka alacağının yanında takip tarihinden itibaren devam eden aylar için işleyecek nafakanın da ödenmesi talep edilmiş ise bu talep edilen aylar yönünden de nafaka ödememe suçu oluşur (Yargıtay 19. Ceza dairesi 10/09/2015 tarihli, 2015/8927 esas ve 2015/4168 karar sayılı ilamına bkz.). 

Bu hususta bir örnek vermek gerekirse; 17/09/2018 tarihinde verilen nafaka ödenmemesi suçuna ilişkin şikayet dilekçesinde mahkeme ödenmeyen Haziran 2018, Temmuz 2018 ve Ağustos 2018 aylarına ait nafaka borçları için sanık hakkında mahkumiyet kararı verebilecektir. Ancak mahkeme Nisan ve Mayıs 2018 aylarına ait nafaka borcu yönünden mahkumiyet kararı veremeyecektir. Çünkü bu aylara ait birikmiş nafaka borcu adi alacak olarak kabul edilmektedir.

Nafaka ödememe suçunun şikayet süresi nedir ?

Nafaka borçlusu tarafından ödeme yapılmaması halinde nafaka alacaklısının şikayet hakkı nafaka alacağının ödenmediğinin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her durumda bir yılın geçmesi ile düşer.

Nafaka ödememe suçunun cezası nedir ?

Nafaka ödenmemesi halinde nafaka borçlusu hakkında ÜÇ AYA KADAR TAZYİK HAPSİ verilir. Nafaka borçlusu hakkında 3 aydan daha az süreyle bir ceza verilememektedir. Nafaka ödememe suçuna ilişkin hapis cezası kararı İcra mahkemesi tarafından verilir ve bu kararın kesinleşmesinden itibaren İKİ YIL GEÇTİKTEN SONRA yerine getirilmesi mümkün değildir (İcra iflas kanunu 354/2). BU suça ilişkin olarak uzlaşma, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi, hapis cezasının ertelenmesi vesair seçenek yaptırımlara çevirilmesi durumu sözkonusu değildir. Ancak karar verildikten sonra dahi verilen nafaka ödememe suçuna ilişkin ceza kararının içeriğindeki kararın gereği yerine getirilir suça ilişkin nafaka ödenirse borçlu sanık tahliye edilir ( İcra iflas kanunu 344/1)

Nafaka kararının yerine getirilmemesine ilişkin örnek yargıtay kararları

T.C. YARGITAY

16.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/435
Karar: 2010/1603
Karar Tarihi: 01.03.2010

NAFAKA HÜKÜMLERİNE UYMAMA SUÇU – KANUN YARARINA BOZMA – BİRİKMİŞ NAFAKA ALACAĞININ ÖDENMEMESİ – AYLIK NAFAKA ALACAĞININ TAHSİLİ YÖNÜNDE BİR TALEP BULUNMAMASI – ÖDEME EMRİNİN TEBLİĞ EDİLDİĞİ TARİHE DEK BİRİKMİŞ NAFAKA ALACAĞI ADİ ALACAK HÜKMÜNDE OLDUĞU

ÖZET: Sanığa çıkarılan ödeme emrinde birikmiş nafaka alacağının ödenmesi istenmekte olup aylık nafaka alacağının tahsili yönünde bir talep bulunmaması karşısında, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihe dek birikmiş nafaka alacağı adi alacak hükmünde olduğundan, bu nitelikte nafaka alacağını ödememek nafaka borcunu ödememe eylemini oluşturmayacağından itirazın reddi yerine kabulü ile borçlunun cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.

(2004 S. K. m. 344) (5271 S. K. m. 309) (YCGK. 19.04.2005 Y. 2005/17-7 E. 2005/37 K.)

Dava ve Karar: Nafaka hükümlerine uymamak eyleminden F…Y…’ın suçun unsurları oluşmadığından beraatine dair Şişli 3. İcra Mahkemesinin 11/06/2009 tarihli ve 2009/171-198 sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine anılan mahkeme kararının kaldırılmasına ve sanığın 5358 sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 344. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/07/2009 tarihli ve 2009/820 değişik iş sayılı dosya incelendi:

Tebliğname ile: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 esas 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikayete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu sanığa tebliğ edilmiş olması borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında somut olayda Şişli 1. İcra Müdürlüğünün 2006/17718 sayılı takip dosyası ile 2005 Kasım Aralık 2006 Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz aylarına ait birikmiş nafaka borcunu ödemediğinden dolayı şikayette bulunulduğu takip talebinde cari nafaka alacağı talep edilmeyip adi alacak niteliğindeki geçmiş dönem nafaka borçlarının tahsilinin talep edildiği atılı suçun unsurlarının oluşmadığı bu sebeple itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 21/12/2009 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-130-34-8252-2009/14747/72483 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Y.C. Başsavcılığının 11.1.2010 gün ve KYB 2009/296852 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,

Gereği görüşüldü:

Dosya kapsamına göre; borçlu hakkında Şişli 1. İcra Müdürlüğünün 2006/17718 esas sayılı dosyası ile yapılan takipte, sanığa çıkarılan ödeme emrinde birikmiş nafaka alacağının ödenmesi istenmekte olup aylık nafaka alacağının tahsili yönünde bir talep bulunmaması karşısında, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihe dek birikmiş nafaka alacağı adi alacak hükmünde olduğundan, bu nitelikte nafaka alacağını ödememek nafaka borcunu ödememe eylemini oluşturmayacağından itirazın reddi yerine kabulü ile borçlunun cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.

Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay C. Başsavcılığınca kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.7.2009 tarih ve 2009/820 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, bozma kararı üzerine 5271 sayılı CMK’ nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden, Borçlu F.. Y..’ın nafaka borcunu ödememe eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki cezanın çektirilmemesine dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine 01.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2016/9696 E., 2017/2295 K.

“İçtihat Metni”

  1. Ceza Dairesi 2016/9696 E. , 2017/2295 K.”İçtihat Metni”

Nafaka hükümlerine uymama suçundan sanık …’un, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Aşkale İcra Ceza Mahkemesi’nin 30/09/2015 tarihli ve 2015/8-12 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2015 tarihli ve 2015/64 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 25/04/2016 gün ve 15326 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2016 gün ve KYB.2016-195741 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre,

1- 24/06/2015 tarihli şikayet dilekçesi ile Nisan 2015, Mayıs 2015 ve Haziran 2015 aylarına ilişkin ödenmeyen nafaka borçlarından dolayı sanık hakkında şikayette bulunulması ve bu haliyle cari dönem ödenmeyen nafaka alacaklarına ilişkin sanığın cezalandırılmasının talep edildiğinin anlaşılması karşısında, atılı suçun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,

2- Kabule göre de, merciince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/2. maddesi gereğince itiraz konusu hakkında da bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Aşkale Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03/12/2015 tarihli ve 2015/64 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir